23 Haziran 2007 Cumartesi

İstem dışı bir hareketsin bende
Roman okurken
Seni düşünmeme engel olamıyor
Zihnim
Kitabı elimden her bırakışımda
Farklı farklı hallerin
Birbirimize ulaşamamışlığımız
O kadar büyük ki
Tahmin bile edemezsin
Seni sıradanlıkta aramak
Çok büyük bir hata olur
Hayretlere inat inatçılığın
En büyük şaşırma nedenim
Hasretlerin sert ama tatlı
Belki sana hiç ulaşamayacağım
Ama her an
Sende boğulduğum kesin...


Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni yaptırdığı bir
bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş. İslerin bir an önce bitmesini
sağlamak için de kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş. O
zavallı kölelerden biri, bir gün pek bitkin düştüğü için
dayanamaz ve zalim krala:

- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu bağın
üzümlerinden yapılacak şarabi hiç bir zaman içemeyeceksiniz ki!
Deyivermiş.

Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün gelip üzümler
yetiştikten sonra, kral köleler de dahil herkesin hemen toplanmasını
emretmiş. Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış şaraptan
bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde
bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış.

Şarap bardağını eline alarak:

- Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiç bir zaman

içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş. Köle söyle
cevap vermiş:

- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem. Çünkü

dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur. O arada başınıza neler
gelebileceğini de bilemem! Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri
kralın adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini
ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş.

Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen dışarı fırlamış.

Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş.Kral ve domuz arasında
öldüresiye bir mücadele başlamış. Sonunda yaban domuzu mızrak gibi
azı dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş.
Kral bostanda, bardak masada kalmış..

Su söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:

"Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise ne gelir elden?"

Sevgiyle kalın...

Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın.

Sıkıca asılın onlara, tıpkı hayata asıldığınız gibi... Çünkü
onlarsız hayat da anlamsızdır.Hayatınızı asla aşka kapatmayın.

Aşkı bulmanın en kısa yolu, "aşık olmaktır", korunmanın en iyi yolu ise
aşka kanat takmak... Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi
ve nereye gittiğinizi unutmayın.

Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken
güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Dün tarih oldu... Yarın bir sır... Bugünün kıymetini bilin.

Can DÜNDAR

6 Haziran 2007 Çarşamba

ölümsüz anların iksirinde
hoş bir nağme erir
tuşlarında aşkın

kahve taşıran gözlerine
sessizce şiirler yazarım
baharlar çıldırır

bir karanfil rengini bulur
ağzında senin
masallar iklim değiştirir

hiç gitme ne olur
ne geceler bitsin
ne de umarında olalım zamanın

yüzyıllardır yaşayan aşkı
seninle bir güne sığdırabilirim

olsa da yüreğimiz
yırtık birer uçurtma
kirpiğinde asılı mazinin
ve ipini elimizden kaçırsak da...

öyle sarıl ki bana
ölüm bile alt üst olsun
bu rüya ikimizin...